|

ESTETİK CERRAHİ SANATI
 |
Öncelikle “estetik” kelimesinin geçmişini
inceleyelim. Yunanca aisthesis’ kelimesinden
gelmiştir. Duyum, duyular, algı, duygu ile algılamak
gibi anlamlar taşır.
“Estetik” kelimesini bir bilim olarak ortaya atan ilk
kişi, alman düşünür “Alexander Baumgarten”’dir. Estetik;
güzellik bilimi ya da güzeli ve güzel sanatların
doğasını inceleyen bilim dalı olarak tanımlanabilir.
Estetik; nesneleri değerlendirme, neslerin insanlar
üzerinde yarattığı duygulanım ve bu duygulanımların
sonuçlarını tartışan bir felsefe dalı haline gelmiştir.
“Cerrahi” ise hastalıkların ameliyat ile yapılan
tedavilerinin bütünüdür. Beyin cerrahi, kalp damar
cerrahi, üroloji, genel cerrahi, ortopedik
cerrahi
gibi tüm cerrahi bölümler, ilgili organların
hastalıklarını ameliyatla düzeltirler. Peki, “estetik”
“cerrahi” nin alanı nedir. “Estetik cerrahi”, vücut
imajımızın fiziksel olarak hoşa gitmeyen bölümlerini,
cerrahi olarak düzeltir. Modern estetik cerrahinin
geçmişi 100 yıldan fazla değildir. Günümüzde güzel
görünmek için ameliyat olma fikri, gelişmiş anestezi
yöntemleri ve estetik cerrahi teknikleri sayesinde,
artık daha cazip hale gelmiştir. Estetik cerrahi,
insanların kendi vücudunu daha estetik hale getirerek,
onların daha mutlu olmalarını sağlamaktadır. Estetik
Cerrahın kendi estetik bakışına göre yaptığı
operasyonlarla ortaya koyduğu sonuçları, kişinin ve
çevresindekilerin beğenisine sunması, estetik cerrahı
bir sanatçı yapmaktadır. Estetik cerrah, insanların
kemik, kıkırdak gibi dokularını kullanarak heykel ve
resim yapmaktadır.
Ben, çevremde kendi değer yargılarıma göre estetik
bulduğum fiziksel güzelliğin detaylarını incelemekte ve
çıkarttığım sonuçlar ışığında operasyonlarımı
gerçekleştirmekteyim. Estetik operasyon olmaya karar
vermiş kişilerin istekleri doğrultusunda planlanan
operasyonda, kişinin hiç düşünmediği ayrıntıları ,
estetik cerrah, kendisi yorumlar ve kendi beğenisi ile
hareket eder. Burnunu güzelleştirmek isteyen bir kişi
burnumun biraz ucunu kaldırın ve kemerini alın derken;
burun ucundaki çıkıntıların belirginliği, birbirinden
uzaklığı gibi yüzlerce ayrıntı konusunda yeterli bilgiye
sahip değildir. Bu ayrıntılar üzerinde, yeterli
durulmazsa yandan güzel ama önden çirkin bir burun
ortaya çıkabilir. Bir anlamda estetik cerrahın
operasyonlarını kendi “estetik anlayışı”
yönlendirmektedir.
Estetik cerrahın, cerrahi bilgilerin dışında, sanatçı
kimliği ile güzellikleri iyi analiz edip “objektif
estetik görüşünü” sürekli geliştirmelidir. Aristoteles
sanatın bir taklit olduğunu; sanatçının, olayların ve
varlıkların özündeki ideali ve fikri taklit ettiğini
söyler. Sanatçı, adeta tabiatın eksik bıraktığı şeyleri
tamamlar. Göze hoş görünmeyen bir organın ,estetik bir
organ taklit edilerek eksikleri tamamlanırken, doğalın
dışına çıkılmamalıdır. Alexandre-Gottlle Baumgarten’e
göre de evrende madde ve ruh öylesine ahenkli bir
şekilde birleşmiş ve kaynaşmıştır ki, sanatın ve
sanatçının amacı tabiatı taklit olmalıdır. Bu temelde,
estetik cerrahide de amaç; doğal olarak güzel olan
burnu, yüzü, kulağı, boynu, dudağı, memeyi taklit etmek
olmalıdır. Doğada örneği olmayan objeler ortaya
çıktığında ise estetik değil, yapay görüntüler ortaya
çıkar.
“Estetik cerrahi sanatçısı” olabilmek için, doktorluk ve
cerrahi yetenek dışında, iyi estetik görüşe, estetik bir
obje ile estetik olmayan arasındaki farkları boyutları
ile yakalama yetisine ve estetik olana benzetme
becerisine sahip olmak gerekir. |